DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Astım hastalarının yüzde 40’ında obezite görülüyor

Astım hastalarının yüzde 40’ında obezite görülüyor
06.05.2022
294
A+
A-

Her yaştan insanı etkileyen fakat doğru çare yöntemleri ile kontrol altına alınabilen astım, sanıldığı gibi çocukluk hastalığı değil daha sonra da gelişebiliyor. Her yıl olgu sayısında artışın yaşandığı hastalıkla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sıhhat Bilimleri Fakültesi, Irk Sağlığı Uzmanı Dr. Nurten Elkin, içten tedavi yöntemleri uygulanmazsa astım hastalarının jurnal yaşam kalitelerinin düşebileceğini vurguladı.

“Dünyanın hiçbir uygun astımı iyice ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi değil”

Kronik bir akciğer hastalığı olarak tanıdık astım, bulaşıcı bir enfeksiyon değildir. Oysa astıma alerjenler, mesleksel etkenler, tütün mamulleri kullanımı, konut içi ve dışı hava kirliliği, enfeksiyonlar, üst solunum yolu enfeksiyonu (nezle, sinüzit, burun polibi vs.), psikolojik faktörler, ilaçlar ve besinler gibi birçok etmen sebep olabilmekte. Dünyanın hiçbir yerinde astımı adamakıllı ortadan kaldıran bir hap tedavisi olmadığını belirten Millet Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, Türkiye’de her 12-13 yetişkinden birinde ve her 7-8 çocuktan birinde astım hastalığı görüldüğünü kaydederek, şunları söyledi:

“Rahatsızlık tekrarlayan nefes darlığı, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı/hışıltı/ıslık sesi, göğüste baskı şehvetli ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterir. Astım tedavisinin amacı hastalığın şikayetlerinin teftiş altına alınması ve hastanın yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirilmesidir. Uygun ilaç tedavisinin verilmesi ile astım belirtileri teftiş altına alınabilmektedir. Hastalığı başlatan etkenlerden sakınılması ve ilaçların dürüst ve uyumlu kullanılması epeyce önemlidir.” dedi.

Kilo kontrolü kayda değer

Yapılan araştırmalarda hastaların ilaçlarını doktorunun önerdiği şekilde kullanmasının, sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, dinç ve dengeli beslenmenin, ahenkli alıştırma yapmanın, solunan ortam havasını temiz tutmanın astımın kontrolünü kolaylaştırdığı göstermekte. Yüzde 30-40 oranında astımlı hastada obezite olduğunu bildirilmekte ve zayıflamak rahatsızlık kontrolünü düzeltebilmektedir. Elkin, obezitesi olan astımlı hastalarda doktor ve diyetisyen gözetiminde kilo vermeleri hastalıkların seyrini olumlu etkileyeceğini, araştırmalarda sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterdiğini belirtti.

Astımınız varsa bunlardan uzaktan durun

Millet arasında doğru sayılan çoğu yanlışın olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, özellikle astım hastalarının uyarı etmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

“1- Konut ve meslek yerlerinde havalandırılma artırılmalı.

2- Konut tozu ve akarlarından korunulmalı, konut işi yaparken maske kullanılmalı.

3- Evcil hayvanlarla bağlantı kurulması durumunda maske takılmalı.

4- Mevsim geçişlerinde polenden korunmak için güneş gözlüğü ve maske kullanımı dikkatsizlik edilmemeli.

5- Hastanın sigara dumanı ile teması önlenmeli.

6- Soba, fırın yakıtları, kızarmış yağ, oda spreyi, badana ve ciladan kaynaklı gazlardan kaçınılmalı, bu tür ortamlarda bulunulduğu durumlarda oda iyice havalandırılmalıdır.

7- Astım hastalarında, rahatsızlık denetim altındaysa egzersizler ve hatta ağır sporlar zeka yapılabilir.

8- Astım ilaçlarının bağımlılık yaptığı düşüncesi adamakıllı yanlış olup, çare kullanılan hiçbir ilacın tiryakilik yapıcı etkisi bulunmamaktadır. İlaçlar bırakıldığı vakit da hasta hiçbir yoksunluk çekmez.

9- Konut ortamında temizleme maddelerinde tuzruhu ve çamaşır suyu gibi tahriş edici maddeler kullanılmamalıdır.

Astımın tedavi ile kontrol altına alınabildiğini bildiren Dr. Öğr. Üyesi Elkin, tetikleyici ve risk faktörlerinden uzak kalınması durumunda, zorunlu koruyucu önlemlerin alınması ve hastanın tedaviye uyumunun artırılmasıyla hastalığın seyrinde manâlı gelişmeler oluşabileciğini belirtti”.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.