DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmaya dikkat

Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmaya dikkat
29.04.2022
82
A+
A-

Ramazan ayı bitimi ile birlikte herkesin heyecanla beklediği Ramazan Bayramı için çoktan hazırlıklar yapılmaya başlandı. Bir ay baştan başa oruç tutanlar için iftar ve sahur edinmek üzere iki öğün olarak alışılan besin alışkanlığı sonrası olağan düzene geçişte uyarı edilmesi gerekilenler konusunda İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sıhhat Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Canan Hecer, “Metabolizmamız bu süreçte yavaşladı. Bu yüzden tekrar eski düzene geçişte dengeli beslenmeye daha çok dikkat etmeliyiz” dedi.

Bayram için ise sağlık açısından tatlı uyarısında yer alan Prof. Dr. Canan Hecer en iyi seçeneğin meyve olduğunu fakat illa tatlı tüketilecekse de ya sütlü ya da konut yapımı tatlı seçeneğinin seçim edilmesi gerektiğini söyledi.

Orucun aslında sağlık durumu açısından birçok faydası olduğuna hatta bu süreçte kilo bile verilebilindiğinden bahseden Prof. Dr. Hecer, “Ramazan ayı bitmek üzere ve aslında oruçla birlikte vücudumuz artık daha sağlıklı ayla gelmeye başladı. Çünkü Kan şekeriniz ara sıra düşse de bazılarımız ola ki de kilo bile verdi ve bu da çoğu hastalık için gerçekte iyi bir şey. Bunu bozmamak lüzumlu” dedi.

“Yavaşlayan metabolizmayı dengeli arttırmalıyız”

Oruç dolayısıyla öğün sayısının azalması dolayısıyla metabolizmanın yavaşladığına ve jurnal besin alışkanlığına geçiş sürecinin dengelenmiş olması gerektiğinin altını çizen Canan Hecer, “Ramazan ile birlikte metabolizmamız yavaşladı. Çünkü bir ay boyunca iki öğün hatta kimilerimiz bir öğün beslendi. Vücudun bu noktada metabolizması oldukça yavaşlar. İşte bunu dengelenmiş bir şekilde arttırmak gerekiyor. Birdenbire yüklenmeden, metabolizmayı süratli gitmek için sebze ve meyve tüketimini arttırmalıyız. Günde en düşük 2 buçuk litre su tüketiminin yanı sıra olmazsa olmaz sporu da hayatımıza dahil etmeliyiz. Mutlaka yürüyüşler yapılması hatta evde kol, bacak ve karın egzersizi ile desteklenmeli.”

Metabolizmayı arttırmak için evde zahmetsizce uygulayabileceğimiz yöntemlerle ilgili de veri veren Hecer, “Kendi hazırladığımız limonlu ya da tarçınlı sular tüketilebilir. Probiyotikli gıdaları da mutlaka öneriyorum. Bu ürünler bağırsak metabolizmamızı hızlandırır keza de oradaki floramızın da yerine gelmesini sağlayacaktır. Ayrıca de yaşanan kabızlık sorunu da hallolmuş olacaktır. Bu şekilde yaz öncesi kilo vermemiz de sağlanacaktır” şeklinde konuştu.

Pozitif yağlı yemeklerden ve gazlı içeceklerden uzakta durulmalı

Hecer, Bu geçiş sürecinde yapılmaması gerekenler ile ilgili de, Kızartmalardan, ağır yağlı yemeklerden sakınmak gerekiyor. Gazlı içecekler, bilhassa tatlı yanında kola gibi içecekler yerine tatsız çay kahve ya da ev yapımı limonata olabilir” diye konuştu.

Bayram öncesi tatlı uyarısı: İlla tatlı olacaksa ya sütlü veya ev yapımı olsun

Bayram öncesinde geleneksel hale gelen tatlı tüketimi konusunda da uyarılarda bulunan Hecer, gerçekten afiyet açısından şerbetli tatlılardan tekrar tekrar uzakta durulması gerektiği hatırlatarak, “Türk halkı davetli ağırlamayı, yemek yedirmeyi ve yemeyi fazla seviyor. Hatta bu yüzden tok olsak zeka ayıp olmasın diye yediğimiz zamanlar oluyor. İşte bu yüzden çok uyarı etmemiz gerekiyor. Özellikle ağır ve şerbetli tatlıları birazcık eksik tüketmeliyiz. Mümkünse tatlı yemekten kaçınmalı fakat illa bayram diye yenilecekse porsiyonlarımızı minimuma indirelim ve bir tutam olarak sınırlandıralım.”

“Şerbetli yerine sütlü tatlı seçim edersek hatta daha iyi olacaktır. Sütlü tatlılar defalarca için daha hafiftir. Meyve de fiilen tatlı yerine tüketilebilir en sağlıklısı emrindeki fakat de meyve olacaktır” dedi.

“Ev yapımı baklava daha eksik zararlı”

Evde yapılan tatlıların daha eksik zararlı olduğunu da ifade eden Hecer, “Bayramın olmazsa olmazı baklavalar daha çoktan yapılmıştır. Konut yapımı olursa daha az zararlıdır. Çünkü hazır baklavalarda genelde dekstroz şurubu kullanılıyor. En azından konut baklavası daha dinç baklavadır. Yanında da çoğunlukla tüketilen zeytinli yağlı yaprak sarmadan bir kaç edat ve bir tutam da baklava ile birlikte bayram ikramımızı sonlandırabiliriz. Ama her misafirliğe gittiğimizde eğer eksik da olsa yersek yeniden abartmış oluruz o yüzden bunu da sınırlandırmalıyız” biçiminde konuştu.

Hazır baklavada gıda hilesine uyarı

Son olarak da artan gıda fiyatları dolayısıyla gıda hilelerinin arttığını bu yüzden de tekrar bayram öncesi alınan bilhassa ucuz baklavalara dikkat çeken Hecer, “Ucuz etin yahnisi yavan olur tabirinden yola çıkarak, yiyecek fiyatlarının artmasıyla maalesef gıda hilesinin de artmasına neden oluyor. Cevizsiz, fıstıksız, fındıksız baklavalar çıkmaya başladı. Sadece yufka ve şekerli ürünler olduğu için daha çok karbonhidrat almış oluyoruz gerçekte. Mutlaka tatlı yiyeceksek azıcık bütçemizi zorlayalım, bilmediğimiz belli olmadığımız yerlerden tatlılarımızı almayalım. Hatta afiyet için gerekirse hiç tercih etmeyelim” diyerek sözlerini sonlandırdı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.