DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Çok Bulutlu

‘Otizmin ilk belirtilerini gözden kaçırmayın’

‘Otizmin ilk belirtilerini gözden kaçırmayın’
02.04.2022
44
A+
A-

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yasemin Topçu, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü zarfında otizm spektrum bozukluğuna ilişkin bilgiler verdi. Doç. Dr. Yasemin Topçu, nörogelişimsel bozukluk olan otizm hastalığının nedeninin bütün bilinmediğini vurgulayarak, “Otizm bebeklik çağında başlayan, çocukluk çağında da görülebilen bir hastalıktır. Otizmde kalıtımsal ve çevresel faktörlerin etkili olduğu bilinir. Kalıtımsal faktörlerin özel bir önemi vardır ama kalıtımsal kökenli olmayan da birçok otizm vakası kanıtlanmıştır. Genetik seslenmek anne ya da babada otizm bulunması seslenmek değildir. Çünkü DNA üzerinde nedeni bilinmeyen bir şekilde ortaya meydana çıkan ufak farklılıklar, anne karnında çocuk gelişirken otizme niçin olabiliyor. Çevresel faktörlerde otizme neden olan en kayda değer sebeplerden biri ise annenin gebelikte geçirdiği hastalıklar ve enfeksiyonlar ilk önce almak üzere kullandığı ilaçlardır” diye konuştu.

“Çevresel faktörler ve mental gerilik riski artırıyor”

Otizmli çocukların etkilendiği kalıtımsal ve çevresel faktörleri Doç. Dr. Topçu, şöyle açıkladı: “Anne karnında radyasyona maruz kalmak, anne ve babanın 40 yaş üzerinde olması, erken doğum öyküsünün olması yani 35 haftadan önce ve 2.5 gramın aşağıda doğması çevresel faktörler arasındadır. Bir diğer çevresel faktörler de yeni doğan döneminde yoğun bakımda kalma öyküsü ve kimyasal materyalin yoğun olduğu bölgelerde yaşamaktır. Cep telefonu, tablet ve televizyon gibi teknolojik irtibat araçlarına pozitif maruz kalmaları ve sosyal çevreden uzakta artan çocuklarda özellikle bu tehlike faktörü otizmi tetikleyebiliyor. Kalıtımsal faktörlere sebebiyet veren durumlar ise Frajil X sendromu, tüberoskleroz gibi bir takım özel rahatsızlık gruplarıdır. Sadece mental geriliği olan hastalıklarda da otizm sık olarak görülebiliyor”.

“Söylev geriliği ve göz temasına dikkat”

Doç. Dr. Topçu, son yıllarda yapılan çalışmalarda 40 çocuktan birinde otizm görüldüğünü ifade ederek, belirtilerini şu şekilde sıraladı: “Otizm çoğunlukla 1 ila 3 yaş arasında görülür. Otizmli çocukların en çok ortaya meydana çıkan belirtileri konuşma geriliği ve göz teması kuramamalarıdır. Hastaların 2 aylıktan itibaren başlaması gereken sosyal gülümsemesinin olmaması, agulama gibi tavır basamaklarının gecikmesi, 1 yaşına geldiğinde çocukların manalı bir sözcük çıkaramıyor olması, kucağa alınmaktan hoşlanmıyor olması birincil belirtiler olarak ortaya çıkıyor. Dokunmaya hiç cevap vermezler veya fazla tepki verirler, oyun çağına geldiği vakit yaşıtlarına ilgi duymazlar ve yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamak istemezler. Özellikle senaryoda, oyun kurmada sorun yaşarlar ve cümle kuramazlar. Otizm dediğinizde akla gelen en kayda değer nitelik olan sosyal ve iletişim, etkileşimde kısıtlılık olması, ortak dikkati sağlayamaması ve sosyal hayata armoni sağlayamamasıdır. Günümüzde otizm konusundaki farkındalık arttı. Çünkü aileler bundan böyle bilgiye çok kolay ulaşabiliyor ve çocuklarındaki değişimi daha erken fark edebiliyor”.

“Her çocukta belirtiler birbirinden farklı”

Her otizmli bireyin semptomlarının birbirinden ayrı olduğunu gösteren Doç. Dr. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğu denmesinin nedeni belirtilerin ve semptomların öbür veya yük derecesine kadar sınıflandırılıyor olmasıdır. Yani bir çocukta bir tek bulgu varken bazı çocuklarda iki veya üç belirti olabilir. Hiçbir olgu birbirinin standardı ya da eşi değildir, öbür bulguları bir arada gösterebilir. Otizmli çocukların mental kapasitesi ne kadar iyiyse tedaviden öyle fayda görürler. Çünkü mental yani zihinsel gerilikle otizm yaklaşık yüzde 30 ila 40 vakada birlikte olabiliyor. O yüzden de mental kapasite ve dil gelişimi ne değin iyiyse tedaviden yarar görme ihtimali o kadar yüksek oluyor. Erken teşhis de fazla önemlidir. Çocuğun durumunda bir farklılık oluştuğu anda mutlaka bir nöroloji, psikiyatr ve psikolog takibinde olması gerekiyor. Fark edilir edilmez çocuğun hangi gelişim alanında gerilik varsa o yönde çocuğa dikkat verilmesi özellikle gerekiyor. Otizm spektrum bozukluğunun asıl bölüm sırasındaki tedavisi kişisel eğitim yani tavır eğitimi ve yapılandırılmasıdır. sonradan gelen seçenekler ise eğer otizme eşlik eden dikkat eksikliği, tavır bozukluğu, dürtüsellik, buhran gibi ekstra psikolojik belirtiler varsa çare edilmesi gerekiyor. bununla birlikte son dönemde bilhassa daha fazla ön plana meydana çıkan vitamin destekleri, Omega3 desteği, probiyotikler ve perhiz uygulamaları var. Fakat vitamin ve probiyotiklerle ilgili bilgilerimiz fazla kısıtlı. Ama çoğunlukla bir çocuğun eğer bağırsak sistemi ile ilgili kabızlık gibi bir sıkıntısı varsa, kilo almasında ve gelişiminde bir problem varsa biz bu çocukların diyetinin gözden geçirilmesini öneriyoruz. Lakin günümüzde kullanılan yoğun perhiz uygulamalarının fiilen otizm üstüne kanıtlanmış net bir etkisi yok. Fakat ketojenik diyetin özellikle ağır otizmi olan, davranış bozukluğu olan çocuklarda etkili olduğunu bildiren bazı bilgiler var. Özellikle bazı epilepsi türlerinin de otizm gibi belirti verebileceğini, tavır bozukluğuyla gelebileceğini ve otizm spektrum bozukluğu adı altında hasta araştırırken mutlaka nöroloji değerlendirmenin yapılması gerektiğini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.