DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Prof Dr. Kafadar: ‘Epilepsi akıl hastalığı değildir’

Prof Dr. Kafadar: ‘Epilepsi akıl hastalığı değildir’
27.03.2022
261
A+
A-

Epilepsi hastalığı beyindeki ritim bozukluğu olarak tanımlanıyor. Halk Müziği arasında epilepsi olarak bilinen hastalığın nedenleri aralarında kafa travması ve menenjit ilk sırada geliyor. Epilepsi, aniden başa alınan darbe, doğum esnasında yaşanılan sorun, hamilelikte alınan darbe, çocukların ateşli hastalık geçirmesi gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Türkiye’de her 100 kişiden birinin epilepsiyle mücadele ettiğini söyleyen Prof. Dr. İhsan Kafadar, epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, bulaşıcı olmadığını ve zeka geriliğine yol açmadığını ifade etti.

“Epilepsi eşittir zeka geriliği demek değildir”

Mor günün önemini anlatan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Halkı Hastanesi Çocuk Nöroloji Kliniği İdari Sorumlusu ve Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. İhsan Kafadar, “2008 yılından itibaren dünyada sara ile farkındalık günü adı altında bir mor gün kutlanıyor. Mor gün lavantanın rengi ve lavanta farkı kültürlerde yalnızlık ve izolasyonu simgelediği için bugünün kutlanmasına sebep olan 9 yaşındaki Kanadalı çocuk kadar seçilmiş. Yani mor rengin amacı o çocuğun nasıl bir yalnızlık hissettiğini ve epileptik hastaların bu stil bir yalnızlık hissettiğinin göstergesi. İnsanların yüzde 1’inin epileptik olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de 850 bin ile 1 milyon arasında epileptik hasta olduğu düşünülüyor. Epileptik hastaların koskocoman bir kısmı 18 yaş aşağıda ve bu epileptik hastalarının özellikle yalnız olmadığını, çare edilebilirliğini ve halkı bilgilendirmek nedeniyle bu epilepsi farkındalık günü kutlanıyor. Burada tabi halkımızı bazı şeyleri anlatırken, önemli noktaların altını çizmek lüzum, sara tedavi edilebilir bir rahatsızlık, sara bulaşıcı bir hastalık yok. Bazı aileler çocuğumun sınıfında sara hastaları var acaba bir şey olur mu diye bize soruyorlar. Üçüncüsü epilepsi hastalarının akıl problemleri olabileceğine dair, epilepsilerinin çok koskocoman bir kısmı teftiş altına alınabilen veya çare edilebilen bir grup. Ama ağır beyin hasarı olanlarda zihinsel durumlarına ek olarak sara olabiliyor. Ama sara eşittir zeka geriliği aramak değildir. Ağır zeka problemlerine niçin olabilecek beyin hasarı olan çocuklarda da epileptik nöbetler görülebiliyor” ifadelerini kullandı.

“İlk öncelikle kendine hasar verecek bir ortamdan uzaklaştırılması lüzumlu”

Hastalığın tedavi yöntemlerinden bahseden Prof. Dr. Kafadar, “Sara hastalarıyla ilgili olarak günümüzde gitgide artarak artan sayıda ilaç tedavileri çıkmaya başladı. Öteki yaptığımız çare yöntemi, perhiz tedavileri ketojenik diyet dediğimiz, bir diğer tedavi yöntemi ise nervus phrenicus pili dediğimiz batarya tedavileri, en son ise çok seçilmiş vakalarda düşünülebilecek epileptik cerrahi uyguladığımız tedavi yöntemleri. Bazı sara türlerinde hap bile vermeden, bazılarında da bağlı etkileri ve dozları çok az ilaçlarla bu çocuk yüzde 99 iyileşebilir dediğimiz vaka grubumuz fazla fazla. Bizim ülkemiz kültüründe alışılmış olarak bir birey nöbet geçirdiğinde soğan, sarımsak, kolonya ve tokat sırayla gidiyor. Bunların hiçbirinin yapılmaması lüzumlu. Nöbet geçiren biri gördüğümüz süre ilk ilk olarak kendine zarar verecek bir ortamdan uzaklaştırılması gerekli. Bir diğer yapılacak şey kravatı ya da boynunu sıkacak bir şey varsa onun gevşetilmesi lüzumlu. Nöbet esnasında da birey kafasını gerine atıp sallayabilir. O yüzden kafasının altına yumuşak bir şey konması gerekiyor ve yapılabilirse nöbet hemencecik kişiyi yana çevirmeye amaçlamak” diye konuştu.

Sümeyye İnal – Alper Suat Tutaşı
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.