DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

‘Bel ve boyun fıtığına mikrocerrahiyle bir günde çözüm’

‘Bel ve boyun fıtığına mikrocerrahiyle bir günde çözüm’
25.03.2022
285
A+
A-

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Beyin Asap Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Dinç, bel ve boyun fıtığı tedavisinde kullanılan mikrocerrahi yöntemi hakkında bilgiler verdi. Bel ve boyun ağrılarının toplumda en yaygın görülen ve en çok meslek ve baskı kaybına yol açan şikayetler arasında olduğunu söyleyen Prof. Cem Sağlıklı, “Nüfusun yüzde 80’i hayatının bir bölümünde omurga kökenli ağrılar nedeniyle en az bir kez hekime başvuruyor. Her sızı fıtık belirtisi olmamakla birlikte mutlaka doktor kadar değerlendirilmelidir. Hastalığın tanısı ve tedavisinde kullanılan teknoloji ve tekniklere paralel olarak bundan böyle bel ve boyun fıtığı ameliyatlarına halk müziği arasında açık ameliyat denilen herzamanki cerrahiye daha az gereklilik duyuluyor” diye konuştu.

“Fıtık operasyonlarında altın standart”
Bel ve boyun fıtığı ameliyatlarında dünyada altın standart olarak kabul görebilen mikrocerrahi yönteminden ve hastaya sağladığı avantajlardan bahseden Prof. Dr. Dinç, açıklamasına şöyle devam etti: “Günümüzde bel ve boyun fıtıkları, omurilik daralması gibi rahatsızlıkların tedavisinde sıklıkla kullanılan mikrocerrahi yöntemi özetle operasyonda mikroskop yardımıyla detaylı görüntü elde edilen ve başarı oranı fazla yüksek olan cerrahi seçeneğidir. Bu yöntemde fıtık takriben 2 santimlik bir kesiden girilerek çıkarılır. Hastalar işlem sonrası benzer gün ayağa kaldırılıp yürütülür. Operasyon kesisi küçük olduğu için çevre dokular zarar görmez. Işlem sırasında bölgenin üç boyutlu ve epeyce ayrıntılı görüntüsünün elde edilmesi bir uçtan bir uca komplikasyon riski minimize edilir. Mikrocerrahi, ağrının geçmesinin yanı sıra sinir dokusunun korunması hedefini de yüksek bir oranla tutturur.”

“Ameliyat son çare inanışı doğru değil”
Boyun, bel fıtığı ve omurilik daralmalarında hastaların yaptığı en büyük hatanın ağrıyı çekerek zaman kaybetmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sağlıklı, en büyük riskin geri dönüşümsüz hasar olduğunun altını çizdi. Sağlıklı, “Ameliyat almak doğal olarak hastalar için basit verilebilecek bir karar yok. Her cerrahi girişim kendi içinde emin oranlarda riskler taşır. Ama tek ve doğru olan çare seçeneği ameliyat olduğunda, ameliyat olmamak veya ameliyat dışı yöntemler yeğlemek çoğu zaman daha büyük risklere ve geri kazanılması muhtemel olmayan daimi hasarlara yol açabilir. Boyun ağrısı kola, bel ağrısı ise bacağa yayılıyorsa bu genel olarak bir fıtığın habercisidir. Hastalarımızın yaşam konforunu düşüren bu ağrılar sinir dokusunda da hasara yol açıyorsa ve çekilen MR’larda da problemin kaynağı doğru bir şekilde saptanıyorsa, gecikmeden ameliyat olmak en dürüst çare seçeneği olacaktır. Ameliyatı son tedavi olarak düşünerek diğer yöntemleri denemek süre kaybına niçin olacak ve bu sürede sinir dokusunda gelişecek olan hasarı geri galip gelmek mümkün olamayacaktır” şeklinde konuştu.

“yaşam biçimi omurga hastalıklarını tetikliyor”
Toplumda omurga rahatsızlıklarının görülme sıklığındaki artışa uyarı çeken Prof. Dr. Cem Dinç, “Omurgamız başımız ve bacaklar aralarında bulunan cisim ağırlığımızın üçte ikisini içeren köprü gibidir. Kuvvetsiz adale yapısı, fazla kilo problemi, uyuşuk yaşam tarzı, sigara tüketimi, masa başında geçirilen uzun mesai saatleri veya sürekli ayakta durup vücut gücünün kullanılması gibi etkenler, omurga hastalıklarına yakalanma ihtimalini artırır. Bel fıtığı ve boyun fıtığının dışında omurilik kanalı daralması (spinal stenoz), bel kayması (listezis), omurilik tümörü gibi fazla farklı omurga rahatsızlıkları vardır. Bu yüzden omurgadaki her sancı önemsenmeli. Hastanın yaşı, ilave hastalıkları şikayetinin gelişimi, süresi, nörolojik bulguları ve MR görüntüleri her hastanın özelinde itinalı bir şekilde irdelenmeli ve yerinde ameliyat seçeneği belirlenmelidir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.