DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Opr. Dr. Beyaz: “Görüntüleme yöntemleri ile böbrek kanserleri erken evrede yakalanabilir”

Opr. Dr. Beyaz: “Görüntüleme yöntemleri ile böbrek kanserleri erken evrede yakalanabilir”
18.03.2022
61
A+
A-

Medical Park Ordu Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Cemalettin Cengiz Beyaz, en kayda değer tehlike faktörleri sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezite olan böbrek kanserlerinin genetik geçişli olabileceği gibi böbrek yetmezliği nedeniyle uzun vakit hemodiyalize giren hastalarda da görülme riskinin yüksek olduğunu söyledi.

ERKEKLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

Böbrek kanserleri tüm yetişkin kanserlerinin takriben yüzde 2-3’ünü oluşturduğunu bildiren Opr Dr. Beyaz, “Erkeklerde daha sık görülür. En sık 55-75 yaşlar arasında karşımıza çıkar. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin sık kullanılması ile birçok böbrek kanseri fazla küçük boyutta ve erken evrede yakalanabilmektedir. Bu da tedavide büyük avantajlar sağlamaktadır” açıklamasında bulundu.
Opr. Dr. Beyaz, “Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinin yaygın olmadığı dönemlerde idrarda kanama, yan ağrısı ve fizik muayenede ele gelen kitle varlığında böbrek kanseri akla gelirdi. Günümüzde çok eksik böbrek kanseri bu aşamaya gelmektedir. USG, BT VE MR ile böbrek kanseri tanısı yüzde 90-95 düzeylerinde konulabilmektedir” diye konuştu.

BİYOPSİ GEREKMEYEBİLİR

Görüntüleme yöntemleri ile böbrek kanseri tespit edildiğinde diğer kanserlerde olduğu gibi biyopsi ile kanser tanısı koymanın genelde gerekmediğini, kitlenin büyüklüğüne ve yerleşimine tarafından cerrahiye karar verildiğini dile getiren Opr. Dr. Beyaz, “Kesin Olmayan olgularda ve başka bir kanserin böbreğe yayılma şüphesi olduğu durumlarda biyopsi yapılabilir. İleri evre böbrek kanserinde cerrahi öncesinde onkolojik çare verilecekse ya da çok minik böbrek tümörlerinde faal izlem ya da yerel tedaviler uygulanacaksa yine biyopsi yerine getirmek gerekir” şeklinde konuştu.

SAĞLIKLI BÖBREK DOKUSUNA ZARAR VERİLMİYOR

Birçok kanserde olduğu gibi böbrek kanserinde de erken tanının kayda değer olduğuna değinen Opr. Dr. Beyaz, “Böbrekteki kitlenin erken dönemde saptama edilmesi cerrahide sadece kitlenin alınarak sağlıklı böbrek dokusunun yerinde bırakılmasına olasılık vermektedir. Bu cerrahi sırasında kitle çıkarılırken kitleye kesi yapmadan dinç böbrek doku sınırından yaklaşık 1 cm mesafeden kesilerek cerrahi yapılır. Irk arasında da oturmuş bir deyim olan ‘kansere bıçak vurulmaz’ sözü de esasında biz cerrahların da cerrahi bir prensibidir. Dolayısıyla böbrek kitlelerinde kitle yerleşimi ve boyutu uygun olgularda ‘parsiyel nefrektomi’ olarak adlandırılan sadece kitlenin ameliyatla çıkarılması işlemi böbrek kanserleri cerrahisinde birinci önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.

HASTALAR DAHA HIZLI SAĞLIĞINA KAVUŞABİLİR

Böbrek kanseri ameliyatlarının açık cerrahinin yanı sıra teknolojik gelişmeler neticesinde kapalı ameliyat olarak sözcük grubu edilen laparoskopik ya da robot yardımlı olarak yapılabildiğini söyleyen Opr. Dr. Beyaz, şu bilgileri paylaştı:
“Böbrek kitlelerinin boyutu ve yerleşimi daima parsiyel nefrektomi ameliyatına olanak vermez. Bu durumlarda böbreğin kitle ve böbrek etraf dokusu ile tümüyle cerrahi olarak alınması laf konusudur. Böbrek kanseri ameliyatları açık cerrahinin yanı sıra teknolojik gelişmeler neticesinde kapalı ameliyat olarak cümle parçası edilen laparoskopik ya da robot yardımlı olarak yapılabilmektedir. Cerrahi yapılış şeklini hastanenin teknolojik daha alçak yapısı (robotik veya laparoskopik cihazların bulunması) ve cerrahın deneyimi belirlemektedir. Kapalı ameliyat doğru hastalar sosyal yaşantılarına daha tez dönerler ve iyileşme süresi daha kısa olur. Ufak boyutlu (4 cm’den minik) böbrek kanseri olan sınırlı hasta grubunda (ileri yaş, tek böbrekli, duyumsuzlaşma riski yüksek) cerrahi yapılmadan özel aletler ile kitlenin yakılması ya da dondurulması şeklinde tedaviler de son yıllarda gündeme gelmiştir.”

BAZI BİTKİSEL ÜRÜNLER BÖBREĞE ZARAR VEREBİLİR

Böbrek kanserlerini komşu organlara, lenf bezlerine ve kemiğe yayılma yapabildiğinin altını çizen Opr. Beyaz, “Böbrek kanseri cerrahisi geçiren kişilerde kesik kesik olarak bu bölgelerin yayılma açısından kontrolü gereklidir. Kanser nedeniyle böbreğin tamamı alınan olgularda ise uzun dönemde böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. bu nedenle cerrahi sonrasında hastanın dengeli ve dinç beslenmesi, pozitif kilo almaması ve böbreğe hasar verebilecek ilaç veya bitkisel ürünlerden sakınmaları önemlidir” diye konuştu.

Metin Akyürek

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.