DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Gastroenteroloji uzmanından önemli çağrı: “Kolonoskopiden korkmayın”

Gastroenteroloji uzmanından önemli çağrı: “Kolonoskopiden korkmayın”
16.03.2022
84
A+
A-

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Fatma Seçil Kırdök, kolon kanserinin ayrıca dünya ayrıca de Türkiye’de üstteki sıralardaki kanserler arasında yer aldığını belirtti. Hastalığın artan bir şekilde yaygınlaştığını ve aynı zamanda tespitinin de bir öyle arttığını aktaran Uzm. Dr. Kırdök, hasta şikâyetlerinin çok belirleyici olmadığı bu hastalığın tespiti için kolonoskopinin hayati yük taşıdığını belirtti.

“Sütun kanserine neden olan en büyük öğe kalıtımsal ve çevresel faktörler”

Uzm. Dr. Kırdök, bağırsakta oluşan ve polip olarak adlandırılan öncü lezyonların küçük bir et parçası veya sivilce gibi başlayıp zamanla büyüyerek kanserleştiğini söyledi. Kolon kanserine niçin olan en büyük unsurun genetik faktörler olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Seçil Kırdök, gıda faktörleri ve yaşam tarzının da bu hastalığın riskini arttırdığını söyledi. Bu faktörlere değinen gastroenteroloji uzmanı, “lifli gıdalardan uzakta beslenmek, Sebzeyi ve suyu eksik tüketmek, kesinlikle riski arttırıyor. Sigara göstermek manâlı bir tehlike faktörü. yaşam biçimi, hazırlanmış gıda, katkılı gıdalar da öteki tüm kanserlerde olduğu gibi bu kanserde de önemli. Bazı iltihaplı bağırsak hastalıkları, kalıtımsal polipli hastalıklar da riskleri arttırıyor. Lakin genetik tek faktör yok, ailesinde hiç olmayan bir kişide de gelişebiliyor. Iyice beslenmeden egzersize yaşam tarzımızla ilgili birtakım risk faktörleri hastalığın oluşmasında genetikten çok daha manâlı ışık halkası geliyor” dedi.

Belirtilerini anlattı

Kolon kanserinin çok pozitif şikâyete sebep olabilen bir rahatsızlık değil, lakin şikâyete sebep olduğunda da çoğunlukla karın ağrısı ve bağırsak alışkanlıklarında gözlenen değişiklikler ile görüldüğünü anlatan Uzm. Dr. Kırdök, “Şikâyetler çoğunlukla son 1-2 ayda başlayan, evvelden olmayan karın ağrıları, kabızlık, ishal gibi veya dışkıda birtakım şartların değişmesi olarak görülüyor. Dışkıda incelme, kanama veya tuvalet ihtiyacı bitmemiş gibi, aralıksız tuvalet varmış gibi bir hisse sebep olması durumunda bu şikâyetlere sahip olan kişilerin mutlaka doktora başvurması gerekir. Bu şikâyetler bazı kişilerde aralıksız olan, bizim tedirgin bağırsak sendromu dediğimiz durumlarda da olabiliyor, ama burada kayda değer olan evvelden olmayan, son zamanlarda başlayan bir metamorfoz olması. Biz hiç şikâyet olmasa bile bilhassa 40-45 yaş üzeri kişilere mutlaka kolonoskopi kontrolü öneriyoruz” diye konuştu.

“Kolon kanserini hemoroidle karıştırmayın”

Sütun kanseri şikâyetlerinin hemoroidlerle karıştırılabileceğini anlatan Kırdök, hemoroidlerin bütün dünyada fazla sık görülen ve herkeste olabilen bir rahatsızlık olduğunu anlattı. Dışkılama sonrası taze kanamaya sebep olan damar lezyonlarının hastalarca mayasıl dolayısıyla kaynaklandığının sanıldığını söyleyen Kırdök, ara sıra bu kanamanın polipler nedeniyle ortaya çıktığını vurguladı. Hemoroidin kansere dönen bir rahatsızlık olduğu algısının hatalı olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Kırdök, “Gerçekte mayasıl öbür bir hastalık, kanserle ilgili bir şey yok. Oysa çoğu kanserin tanısının gecikmesine sebep oluyor. O yüzden her türlü dışkıda kanama görme gibi durumların mutlaka değerlendirilmesi lazım. Hastada basur var ise de bunun belgelenerek bilinmesinde üstünlük var” dedi.

“Endişelenmeyin, korkmayın, tarama programlarını yaptırın”

Kolonoskopi kontrolüne değinen gastroenteroloji uzmanı, bu yöntem ile takriben 1,5 metre uzunluğundaki kalın bağırsağa ışıklandırılmış ve kameralı bir sistemle girdiklerini kaydetti. Kalın bağırsağın tamamını inceledikten sonradan polip tarzı bir lezyona rastladıkları durumlarda işlem sırasında hepsini temizleyip çıkardıklarını aktaran Kırdök, şöyle devam etti:

“Kolonoskopi şiddet ve sancılı bir işlem yok. Hemen ayrıca sütun temizliği için alternatif ilaçlar var ayrıca de hasta operasyon sırasında uyuduğu için epeyce bakımlı oluyor. Bittiği vakit hastaların birazcık gazı olabiliyor. İşlem bittiğinde her şey netleşmiş oluyor. Hastalar kolonoskopi korkusundan nedeniyle bize gelmek istemiyorlar. Buraya ya da herhangi bir gastroenteroloji merkezine gittiklerinde çoğunun ‘Ben böyle olduğunu bilseydim daha önce gelirdim’ dediğine şahit oluyoruz. O yüzden hastalara tek tavsiyemiz endişe etmesinler, korkmasınlar ve tarama programlarını mutlaka yaptırsınlar.”

“Geç tespitler vücuda yayılmasına sebep olabilir”

Poliplerin büyüdüğünü ve zamanla bağırsağı tıkadığını ifade eden gastroenteroloji uzmanı, tedavi edilmediği takdirde veya geç kalındığında tümörün vücuda yayılabildiğini ifade etti. Uzm. Dr. Kırdök, “Hasta bize geç geldiğinde maalesef karaciğere veya vücuda bölüştürme ihtimali oluyor. Yayıldığında da diğer organların fonksiyonlarını bozarak yaşamsal riskler oluşturabiliyor. Yayılmasa bile bağırsak tıkanabiliyor. Bulantı, kusma, bağırsak tıkanıklığı ile gelinebiliyor. Ne değin erken saptama edersek hayat süresi de o kadar uzun ve dinç oluyor.

Mısra Ezginur Göçer
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.