DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

‘Yemek sonrası şişkinlik gastroparezis habercisi olabilir’

‘Yemek sonrası şişkinlik gastroparezis habercisi olabilir’
07.03.2022
118
A+
A-

Medipol Üniversitesi Vatan Kliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Osman Buğdaycı, ahali arasında mide tembelliği olarak da bilinen gastroparezise ilişkin manâlı açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Buğdaycı, gıdaların mideden bağırsağa geçmesinde gecikme olarak tanımlanan gastroparezisin toplumun yüzde 4’ünü etkilediğini belirterek, “Gastroparezis, hastalarda yemekle ortaya çıkan bulantı, kusma, karın ağrısı ve göğüste sıkışma hissine niçin olur. Bunların sonucunda hastalarda beslenme yetersizliğine ast kilo kaybı ve yaşam kalitesinde düşme ortaya çıkar. Yenilen gıdaların mideden bağırsağa geçişinde geç kalma sebebiyle, başlangıçta hastalarda yalnızca yemek sonrası midede şişlik görülür” dedi.

“Hastalar yemek yemek yemekten korkar ayla gelebilir”
Yıllar içinde midede artış ve sarkma geliştiğine dikkati çeken Uzm. Dr. Buğdaycı, “Bu aşamadan sonra hastada daha rahatsız edici şikâyetler ortaya çıkar. Yediklerini çıkarmadan rahatlayamaz ayla gelirler ve her yemek sonrası şiddetli kramp türünden karın ağrıları ve büyümüş midenin diyafragmaya basısı sonucu göğüste sıkışmalar ortaya çıkar. Hastalar bu belirtiler sebebiyle yemek yemekten korkar ülkü gelirler. Hem kusma, ağrı, göğüste sıkışma korkusu ayrıca de yediklerinin kayda değer kısmını geri çıkarmaları, hastalarda zamanla ciddi kilo kayıplarına ve yaşam kalitelerinin düşmesine neden olur. Hastalığın tüm belirtilerinin ortaya çıkması ortalama 4 ila 5 yılda olur. İlk yıllardaki şişkinlikten kilo kaybına geçen süre sıradan 5 yıldır. Gastroparezisde sıradan tanı süreleri başlıca 6 yıldan daha fazladır” şeklinde konuştu.

“Kontolsüz diyabet riski artırıyor”
Uzm. Dr. Buğdaycı, hastaların yaklaşık olarak tamamına bir ya da birkaç kere gastroskopi yapıldığına değinerek, şu bilgileri verdi: “Saptama edilen bulgularla gastrit, mide yemek borusu reflüsü veya ülser tanılarıyla yıllardan beri tedavi edilirler ve hastaların teşhisi gecikir. Gastroparezis tanısında en önemli adım, gastroparezisin akla getirilmesidir. Sonraki adımlar mide büyümesinin, mide sarkmasının, mide boşalım gecikmesinin, basit baryumlu grafilerle (mide duodenum grafisi) tespit edilmesidir. Devamında mide çalışmasını inceleyen öteki testlerle teşhis doğrulaması yapılır. Gastroparezisin tanısının konulmasından sonraki adım nedeninin tespitine yönelik tetkiklerdir. Tedavisi ayrıntılarıyla nedene yöneliktir. Bir Takım gastroparezis nedenleri basit ilaçlarla kolayca çare edilirken, bazılarında mideyi bypass eden cerrahi yöntemler ya da gıda değişiklikleri gerekebilir. Bugünkü bilgilerle bile gastroparezis hastalarının yüzde 40’a yakınında niçin saptama edilememektedir (idiopatik gastroparezis). Gastroparezis hastalarının yüzde 30’unda gastroparezisin nedeni kontrolsüz şeker hastalığıdır. Bunlar haricen nadir görülen iltihaplı hastalıklar ve bazı romatizmal hastalıklarda gastroprezise neden olabilir. Bu hastalıklardan mide, on iki parmak bağırsağı ve jejunumda uzun süreli iltihaplara ve bunun sonucu mide kasında hasara, bağırsaklarda darlığa neden olan kronik iltihaplı hastalıklarda gastroparezis, basit antiinflamatuar ilaçlarla 1 ay değin kısa sürede tedavi edilmektedir.”

“Yemek Yemek sonrası bu belirtilere dikkat”
Fakat vakaların yüzde 70’ine yakınının diyabet gibi belirli tedavisi olmayan kronik hastalıklar veya nedeni bilinmeyen gastroparezis vakalarından oluştuğunu ifade eden Uzm. Dr. Buğdaycı, “Bu vakalarda etkin bir ilaç tedavisi yoktur. Erken dönemde hap kullanılırken, son dönem belirtileri büyüyen hastalarda çoğunlukla mideyi bypass eden cerrahi veya endoskopik tedavi yöntemleri gerekir. böylece gastroparezis vakalarının erken tanısı büyük siklet taşır. Yemek sonrası şişlik ve reflü yakınması olan her hastaya başta gastroskopi yapılmalıdır. Mide çıkış darlığı, yemek yemek borusu alt ucunda darlık ya da büyük bir mide fıtığı tespit edilemeyen her vakaya mide hacminde büyüme, mide sarkması ve mide boşalımında gecikme açısından incelemek için ilaçlı mide ve on iki parmak bağırsağı filmi ile uzun (jejenuma değin uzanan) endoskopi yapılmalıdır. Bu filmle gastroparezis lehine bulgu saptama edildiğinde, erken dönem vakalarda, mide hızlandırıcı ilaçlar ve perhiz hastaların şikâyetlerini azaltmada etkili olabilir. Gastroparezis, toplumun yüzde 4’ünü etkileyen 5 ila 10 sene içinde hastalarda bulantı, kusma, şiddetli karın ağrıları, göğüste sıkışmayla beraber hayat kalitesinde düşmeye, ileri derecede besin yetersizliği ile kilo kaybına neden olan kayda değer bir afiyet sorunudur. Midede şişlik, yemek yemek sonrası bulantı, kusma, yemek yemek sonrası şiddetli karın ağrısı olan her hastada gastroparezis mutlaka akla gelmelidir, ona yönelik tanısal girişimler yapılmalıdır. Bu sayede erken teşhis ile hastaların şikâyetleri ilaçlarla azaltılabilir, tedavi edilebilecek vakalar tespit edilebilir” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.