DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Uzmanından uyarı: ‘Çocuğunuzun yüksek sesle TV izlemesi işitme kaybı belirtisi olabilir’

Uzmanından uyarı: ‘Çocuğunuzun yüksek sesle TV izlemesi işitme kaybı belirtisi olabilir’
03.03.2022
40
A+
A-

Dünyaya gelen her 1000 bebekten 2’sinin işitme kaybı ile doğduğunu gösteren Medical Park Ordu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Yılmaz, “İşitmek ve öğrenmek her çocuğun esas hakkıdır. Yenidoğan bebeklerin işitme taramasının yapılması erken tanı edilip tedavi planlanması çocuğun yaşıtlarından geri kalmaması için büyük yük taşımaktadır” diye konuştu. Opr. Dr. Yılmaz, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü nedeniyle uyarılarda bulundu.

Sese tepki azlığına uyarı edilmeli

İşitme tarama programının ülkemizde her yenidoğan çocuğa rutin olarak uygulandığını vurgulayan Opr. Dr. Yılmaz, “Çocukları bu tarama testlerinden geçse ve hiçbir risk faktörü olmasa dahi, ailelerin çocuklarını mümkün bir işitme kaybını erken tanı edebilmek için kesintisiz gözetim altında tutması gerekir. Sese tepki azlığı, seslenildiğinde tepki vermeme, yüksek sesle televizyon izleme ve mektep çağındaki çocuklarda eğitimde yaşıtlarından geri kalma gibi basit görülen semptomlar dikkate alınmalı ve bir uzmana başvurulmalıdır” açıklamasında bulundu.

Yenidoğan çocuklara işitme tarama programı rutin yapılıyor

Yenidoğan işitme tarama programının ülkemizde ve diğer bütün gelişmekte ve gelişmiş ülkelerde rutin olarak her yenidoğan çocuğa yapıldığını vurgulayan Opr. Dr. Yılmaz, şu bilgileri paylaştı:

“İşitmek ve öğrenmek her çocuğun temek hakkıdır. Yenidoğan bebeklerin işitme taramasının yapılması, bir işitme sorununun erken tanı edilerek tedavisinin planlanmasına imkân vererek çocuğun yaşıtlarından geri kalmaması için büyük ağırlık taşımaktadır. Tarama testleri terbiyesizce iki ayrı basamak halinde değerlendirilebilir. İlk basamakta amaç hastane doğumlarında taburculuk öncesi bu testi tamamlamaktır. Dış kulak yoluna yerleştirilen bir aparatla yapılan kolay bir testle, geçti-kaldı biçiminde netice verir ve takip hakkında aile bilgilendirilir. Bu testten kalan ve risk faktörüne sahip çocuklar için ikinci basamakta daha teknolojik ve belirleyici bir deneme olan ABR testinin planlanması ve uygulanması gerekir.”

Yakın akraba evlilikleri neden olabilir

İşitme kaybının çocuklarda en sık yeni doğan döneminde ek problemlerden meydana gelebildiğini dile getiren Opr. Dr. Yılmaz, “Yakın akraba evlilikleri, ailede erken işitme kaybı öyküsü, annenin gebelikte geçirdiği hastalıklar ve kullandığı ilaçlar, çocuğun anne karnında geçirdiği hastalıklar, doğum sonrası yoğun bakım ihtiyacı ve uzamış sarılık gibi nedenlerden dolayı çocuklarda işitme kaybı gelişebilir” şeklinde konuştu.

Erken tanı manâlı

Erken dönemde işitme kaybı tanısının koyulmasının önemine değinen Opr. Dr. Yılmaz, “İşitme kaybı tanısı koyulan çocuklarda tanı koyulduktan sonra kaybın şekli, nedeni ve derecesine göre ilaçlar, işitme cihazları ve bazı özel durumlarda biyonik kulak ameliyatları ile çocuk tedavi edilir. Erken teşhis en manâlı kriterdir. Eğitim ve öğrenme süreci yenidoğan döneminde başlar ve sesi seziş yani duyma bu öğrenme sürecinin temel taşıdır. Dolayısıyla geç kalınan her gün çocuğun entelektüel ve sosyal gelişimi geri kalır. Söylev öğrenmesi gecikir ve daha daha sonra bu kayıp düzeltilse dahi olağan bir kişi gibi konuşmakta zorlanır. Öğrenme, başvuru formu, sosyal yönelim geri kalır ve ilerisi için çok ciddi psikolojik sorunlara zemin oluşur. Her işitme kaybı olan çocuğun tanısının en geç 3-6 ay içerisinde koyulmuş olması ve zorunlu tedavinin planlanması elzemdir” diyerek sözlerini noktaladı.

Metin Akyürek
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.