DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Gök Gürültülü

“İlkokulda obezite oranı yüzde 9.9”

“İlkokulda obezite oranı yüzde 9.9”
10.04.2021
57
A+
A-

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, çocukluk çağı obezitesi hakkında açıklamalarda bulundu. Çocukluk çağı obezitesi sayısının tüm dünyada gün geçtikçe arttığını belirten Dr. Elkin, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı yüzde 19,6 olarak görülüyor. Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması (COSI-TUR) 2016 yılı verilerine göre ise ilkokul 2’nci sınıf çocuklarında fazla kilolu olma oranı %14.6, obezite oranı yüzde 9.9” ifadelerini kullandı.

“Günde 2 saati aşılmamalı”

Uyku süresi kısaldıkça obezite yüzdesinin arttığını söyleyen Dr. Elkin, “Bu nedenle çocuklara ilk 2 yaşta televizyon, tablet, cep telefonu, bilgisayar seyrettirilmemesi, 2 yaşından sonra ekran maruziyetinin günde 2 saati aşmaması, televizyon ve ekran karşısında yemek yenmemesi ve çocukların odasında televizyon, cep telefonu ve tablet bulundurulmaması önemli” şeklinde konuştu.

“Psikolojik sorunu da beraberinde getirir”
Çocukluk çağı obezitesinin sadece çocukluk çağı içinde sınırlı kalmadığını belirten Dr. Elkin, “Çoğu ileride yaşamlarına obez erişkinler olarak devam edebilir. Obezite, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, osteoporoz ve bazı kanser türlerine neden olur. Bireylerde sadece biyolojik değil birçok psikolojik sorunu da beraberinde getirir. Bu nedenle sağlıkçılar olarak önceliğimiz obezite geliştikten sonra tedavi etmek değil, bebeklik çağından hatta anne karnındaki prenatal dönemden başlayarak alınacak koruyucu önlemlerle obezitenin gelişmesinin önlenmesidir” dedi.

Dr. Elkin konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Çocukluk ve adelosan çağı obezitesinin önlenmesinde bireysel, aile, okul ve toplum temelli önlemlerin hepsi çok önemlidir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesinde ve çocuğun fiziksel aktivitesinin sağlanmasında aileye, özellikle de anneye çok büyük görevler düşmekte. Obeziteden korunmada yalnızca çocuk için değil tüm aile bireyleri için sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığının oluşturulması gerekiyor. Ebeveynler beslenme ve fiziksel aktivite açısından çocuklar için iyi birer rol modeli olmalı. Okul çağı çocukları ve gençler için sağlıklı okul çevresi, sağlıklı beslenme okuryazarlığı ve fiziksel aktivite rehberleri oluşturulmalı. Obezitenin önlenmesi toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde önemli.”
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.