DOLAR 7,9613
EURO 9,4773
ALTIN 463,10
BIST 1.339
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu

“Ofis hayatına adaptasyon sorunu yaşayabiliriz”

“Ofis hayatına adaptasyon sorunu yaşayabiliriz”
07.08.2020
16
A+
A-

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) fizyolojik problemlerin yanı sıra psikolojik ve davranışsal sorunlara da sebep oluyor. Küresel salgının bireyin psikolojisi üzerindeki etkilerini anlatan Doğuş Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Itır Toksöz Bullens, uluslararası basına da yansıdığı üzere dünyanın her yerinde benzer problemlerin yaşandığını belirterek, “Kendi ülkeleri içindeki pandeminin parametreleri uygun geldiği zaman çeşitli ülkeler çeşitli etaplarda normalize oluyorlar. Ülkemiz de ne mutlu ki bu düzeye geliyor. Dolayısıyla bir süre sonra biz de normal bir düzene geçmiş olacağız. Fakat, bir süredir insanlar evlerinden çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu süreç, trafik ve trafikte geçirilen süre gibi noktalarda şehri bir parça rahatlatmış olsa da bireylerin üzerinde büyük bir stres meydana getirdi. Hem teknolojiye aşina olmayan bireylerin teknoloji sayesinde çalışmaya yönelmeleri zorunlu oldu. Hem de ev ortamında birden fazla çalışan kişi olabilir. Bu kişilerin koordinasyonu ve çocuklu ailelerde çocukların eğitimlerine devam etmesi, evden sürekli olarak internet bağlantısı ile eğitim gören veya çalışmak zorunda olan farklı sayıdaki bireyler arasında paylaştırılması ciddi sorunlara neden oldu” dedi.

İş hayatında normaliteyi yakalayamayacağız

Pek çok kişinin ofiste çalışma hayatına dönmekten mutlu olacağına değinen Itır Toksöz Bullens, “Ancak burada gözetmemiz gereken birtakım düşünceler de var. Döndüğümüz zaman aslında normalleşmeden bahsediyoruz ama belki de iş hayatında daha önce içinde bulunduğumuz normaliteyi yakalayamayacağız. Çünkü, henüz kesin bir tedavi geliştirilmiş değil, herkes tedbirlerle ilerliyor. Bu yüzden de iş yerleri, okullar, toplu taşımada alınan tedbirlerin ne ölçüde yaygınlaştırılabileceği, bunların kişilere nasıl salık verileceği çok önemli bir konu haline geliyor. Evdeki çalışma ortamından çıkıp ofis hayatına alışmanın da ayrı bir stresi olabilir. Burada da adaptasyon sorunu yaşayabiliriz” diye konuştu.

Sağlık otoritelerinin sözünü dinlemeliyiz

“Hepimiz kendi varlığımızdan, sağlığımızdan, sevdiklerimizin sağlığından endişe eder hale geldik” diyen Dr. Toksöz Bullens, “Toplumsal olarak böyle bir travmanın içinden geçiyoruz. Burada önemli olan, hepimizin birbirimizi anlayabilecek, empati kurabilecek bir durumumuz var. Hepimiz aynı sorunlarla muhatap oluyoruz. Evden çalışan veya kısmi olarak çalışan birtakım kişiler, rehavete uğramış olabilir ama aslında hem özel sektörde ve kamu sektöründe hem de yurtdışında gördüğümüz genel geçer ortak bir nokta var ki, çalışma saatleri neredeyse ortadan kalkmış durumda. Akşam saatlerinden tutun da hafta sonuna kadar insanlar yeni teknolojilere alışarak işleri bitirebilmek için çeşitli alanlarda insanüstü bir çabayla da çalıştılar. O yüzden ofise dönmek bazı insanları rahatlatabilir. Ama dediğimiz gibi iş yerlerinin bu konuda alacakları tedbirler çok önemli; dezenfektanlardan sosyal mesafeye kadar çalışanları nasıl rahatlatacaklar? Sağlık Bakanlığı, bilim kurulu, Dünya Sağlık Örgütü gibi alanında yetkin olan otoritelerin sözlerini dinlemeliyiz. Ellerimizi sık sık yıkayacağız, maske kullanmaya önem vereceğiz, sosyal mesafeye dikkat edeceğiz, herhangi bir şekilde hastalık belirtisi gördüğümüz zaman mutlaka sağlık otoritelerine başvuracağız. Bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor ki, bunlara dikkat edildiği takdirde hem kişisel sağlığımızı hem de toplum sağlığını çok yüksek oranlarda koruyabiliyoruz” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.