DOLAR 7,8976
EURO 9,3142
ALTIN 484,48
BIST 10,2675
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Çok Bulutlu

“Hareketsiz kalan çocuklar 18 yaşından sonra depresyona girebiliyor”

“Hareketsiz kalan çocuklar 18 yaşından sonra depresyona girebiliyor”
07.03.2020
27
A+
A-

Günümüzde birçok sağlık problemine yol açan hareketsiz yaşamın insan psikolojisine de olumsuz etkileri olduğunu belirten İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cebrail Kısa, bu yaşam tarzının yetişkinlik döneminde depresyona neden olduğunun altını çizdi. Günlük yaşantıda çokça hareket edilmesini öneren Kısa, yapılan egzersizlerin hafif ve orta düzeydeki depresyon tedavisi için ilk basamak olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Cebrail Kısa hareketsizlik ve depresyon için “Hareket ya da fiziksel aktivite/egzersizler psikolojik olarak tempolu ve tekrarlayıcı ritmik olmaları nedeniyle hipnotik bir olumlama oluşturuyor. Bu meditasyon etkisi de gevşeme oluşturarak duygusal yakınlığı ve olumlu bilişleri artırıyor. Biyolojik olarak da fiziksel egzersizler merkezi sinir sisteminde serotonin ve nörepinefrin düzeylerinde yükselme sağlayarak depresyonun düzelmesine katkıda bulunuyor. Bundan dolayı da hareket ya da egzersizler; nefes egzersizleri, fiziksel egzersizler, duygusal egzersizler ve bilişsel egzersizler hafif ve orta düzeydeki depresyon tedavisi için ilk basamaktır. Bu bilimsel bilgilerin elde edilmesinden sonra depresyon ilgili çalışmalarda çocukluk dönemi yaşantıları ele alınmıştır. Özellikle de sosyal beceri eksikliği, içe kapanma, sosyal etkileşimin az olması ve apati (çevreye karşı anormal derecede ilgisiz ve duyarsız kalma durumu) çocukluk döneminde ve erişkinlikte depresyon gelişimi için önemli risk faktörleridir. Londra Üniversitesi’nde zamanlarının çoğunu oturarak geçiren çocuklarla her gün bir saat kadar yürüyüş ya da hareketli bir iş yapan çocukların karşılaştırıldığı bir araştırmada hareketli çocukların yetişkinliğe geçerken daha az depresif oldukları belirlendi” ifadelerini kullandı.

Bilgisayar başında uzun zaman geçirenlerde risk daha fazla
Prof. Dr. Kısa, ağırlıklı olarak bilgisayar başında vakit geçiren çocuklar için “Çocukluk dönemi ve ergenlik dönemi bir bakıma erişkinliğe hazırlanma aşamasıdır. Çocuklar, ergenler, erişkinler özellikle de çocuklar anneleriyle (birincil bakım verenle), aileleriyle, arkadaşlarıyla, etkileşim içinde bulundukları nesneler, kişiler ve kurumlarla güvenli bir bağ kurduklarında iyi hissediyorlar. Bu olumlama ve onay bir bakıma mezolimbik yolak da dopamin salınımının yavaş ve ritmik olarak salınmasını sağladığı için ruhsal olarak iyi hissetmemize neden oluyor. Diğer taraftan sorun PC başında ya da tek nesne bağlamında başka hareketsiz bir durum olduğunda ise kesinlikle bu yolak daha hızlı ve yoğun dopamin salımına neden olarak bu yolağın bozulmasına ve bağımlılık gelişimini tetiklemektedir. İşte bu nörofizyolojik değişiklikler hem çocukluk döneminde hem de sonrası için erişkinlerin hareketsiz kalmasına ve fiziksel egzersiz yapmamalarına neden olarak depresyon gelişimi için bir risk kaynağı olabiliyor” dedi.

Hareketsizlik yetişkinler için de depresyon sebebi
Yetişkinler için de hareketsiz kalmanın depresyona yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Cebrail Kısa “Son yıllarda hem depresyon tedavisinde hem de depresyonun ortaya çıkma riskini azaltması nedeniyle fiziksel egzersizlere önemli bir vurgu yapılmaktadır. Hareket ya da egzersiz kavramı kendi içinde nefes egzersizleri, fiziksel egzersizler, duygusal egzersizler ve bilişsel egzersizler olarak sınıflandırılabilir. Bu konu ile ilgili ilk bilimsel veriler çocuklardan ziyade aslında erişkinlerle yapılan çalışmaların sonucunda ortaya çıkmıştır. Hareket etmek ya da daha bilimsel bir dille söylemek gerekirse düzenli fiziksel aktivitede bulunmak fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissetmek ile ilişkili bulunmuştur. Özellikle de orta düzeydeki fiziksel aktivitenin, 45 dakikalık tempolu yürüyüş ya da bisiklet aktivitesinin kemik yoğunluğu, obezite, depresyon ve kaygı düzeyinde belirgin bir şekilde azalmayı sağladığı bilinmektedir. Yetersiz fiziksel aktivite aynı zamanda erişkinlikte de depresyon gelişimi ile ilişkili bulunmuştur” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kısa son olarak “Bir uzman olarak benim reçetem; insanlar daha az oturmalı, daha fazla dokunmalı ve sarılmalı, daha fazla olumlu şeylerden bahsetmeli, daha fazla iltifat etmeliler” diye konuştu.
 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.